Sempozyum gezimiz 16 Mayıs 2026’da planlanmaktadır.
1) MERSİN SAHİL HATTI – KIZKALESİ / CENNET–CEHENNEM ODAKLI ROTA
Elaiussa Sebaste Antik Kenti:
Akdeniz kıyısında konumlanan bu antik yerleşim, Roma döneminde gelişmiş bir kent dokusunu yansıtır. Alanda tiyatro, tapınak, agora, bazilika, nekropol, hamamlar ve üretim alanları gibi farklı işlevlere ait kalıntılar görülebilir; bu çeşitlilik, kentin yalnızca “anıtsal” değil aynı zamanda günlük yaşamla ilişkili katmanlarını da hissettirir. Deniz manzarasıyla birleşen arkeolojik peyzaj, fotoğraf ve kısa yürüyüşler için de çok elverişlidir.
Kızkalesi (Deniz Kalesi):
Mersin denince ilk akla gelen kent imgelerinden biri olan Kızkalesi, Korykos Antik Kenti’nin deniz kalesi olarak bilinir ve sahile yakın küçük bir adacık üzerinde yükselir. Kıyıdan yaklaşık 600 metre açıkta olması, kaleyi hem görsel olarak ikonik kılar. Kale anlatıları ve ortaçağ Akdeniz savunma mimarisiyle ilgilenenler için de güçlü bir duraktır.
Narlıkuyu Mozaik Müzesi (Üç Güzeller):
Narlıkuyu’daki bu küçük ama çok kıymetli müzede, Roma dönemi hamam yapısına ait taban mozaiği korunur; mozaiğin Üç Güzeller tasvirini içermesi, burayı bölgenin en bilinen görsel duraklarından biri hâline getirir. Resmî bilgilere göre mozaiğin bulunduğu alan 1975–76 yıllarında koruma amaçlı yapı içine alınarak müze haline getirilmiştir; ziyaret kısa sürse de “tek eser etrafında yoğunlaşan” müze deneyimi çok etkilidir.
Cennet–Cehennem Obrukları:
Narlıkuyu yakınındaki bu iki büyük karst çöküntüsü (obruk), yer altı sularının kireçtaşını aşındırması ve tavanın çökmesiyle oluşan doğal bir jeomorfoloji örneğidir; sahada iki ayrı çöküntüyü karşılaştırarak görmek mümkün olur. Cennet çöküğüne inen merdivenlerin basamak sayısı ve içerideki küçük kilise gibi ayrıntılar nedeniyle rahat ayakkabı, su ve iniş-çıkış temposunu planlamak oldukça önemlidir.
Astım Mağarası: Cennet–Cehenneme çok yakın konumdaki Astım Mağarası, sarkıt-dikit oluşumları ve serin/nemli mağara atmosferiyle öne çıkar. Resmî kaynaklarda mağaranın, havasının astım hastalarına iyi geldiğine dair yaygın bir inanışla anıldığı belirtilir; içeride yürüyüş rotası kısa olsa da mağara zemini kaygan olabileceği için dikkatli hareket etmek gerekir.



